İbrahim Zeki Burdurlu

                  
      1922 yılında Burdur Pazar Mahallesinde doğdu. İlköğrenimini Burdur'da, orta öğrenimini İstanbul Erkek Öğretmen Okulu'nda yüksek öğrenimini Gazi Terbiye Enstitüsü'nde tamamladı. Lise ve Eğitim Enstitülerinde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1955-1960 yıllarında Burdur Ortaokulu ve Burdur Lisesi'nde Türkçe öğretmeni olarak çalıştı
. Ülkü Dergisi'nde Ahmet Kutsi Tecer'in öncülüğünde halk şiirini değerlendirme çalışmalarına katıldı. Bu dergide yayımladığı şiirle halk şiir geleneğini yeni beğeni koşulları ve yeni anlatış biçimleriyle zenginleştirme çabası içine girdi. İlk gençliğe özgü içtenlikle, kimi zaman gerçekçi izlenimlerin kaynaştığı bu dönemin ürünlerini birleştiren ilk Kitabı 1945 yılında basılan "Toprak İnsanları"dır. Sanat ve Edebiyat, Millet, İstanbul, Fikirler, Şadırvan, Su, Hisar, Varlık dergilerinde yayınlanan şiir ve araştırmalarının yanısıra masallar ve oyunlar da yazdı. 27 Temmuz 1984 yılında İzmir'de öğretmen olarak vefat etmiştir.

  
 

Şiir Kitapları İncelemeleri
*Toprak İnsanları (1945)
*Toprağın İçindeki Toprak (1946)
*Burdur’daki Mahallemiz (1947)
*Keloğlan (1949)
*Basık Tavan (1950)
*Bir Köyden Bir İnsan (1951)
*Lefkoşe (1953),
*Minnacık Ada (1954)
*Günaydın Yavru Kıbrıs (1959)
*Atatürk’üm (1959)
*Uygulamalı Yeni Kompozisyon (1965)
*Uygulamalı Cümle Çözümlemeleri (1967)
*Reşat Nuri Güntekin (1971)
*Dil Bilgisi Açısından Yapıtlarımız (1974)
"Burdur" isimli şiiri  

Her sabah dikilir bir sırlı gömlek
Al üstüne al, al benli şafaktan
Renkler, yürek yürek iplikleşerek
Akar, ömür ömür sonsuz yumaktan

Her evin içine nefes nefese
Gelir tezgah, çıkrık tekrar hevese
Mekik, bir renk için gönle gel dese
Gönül, çiçekleşir ince parmaktan

Kentin havasında bir fısıltıdır
Bakır çekicince büyüyen şu sır
Umut, çok uzakta bir parıltıdır
Güllerle açılır çok çok uzaktan

Eren ardıç gibi bakma yüzüme
Su başından su ver yanan özüme
Burdur Zeybeği'yle coşan dizime
İnce türkü söyle ince dudaktan


Tepeler Antalya'ya, tren Afyon'a
Gül suyu serpeyim üzüm suyuna
Düşe dalmak için gir İnsuyu'na
Kokla yeraltını nemli topraktan

Hey göller bölgesi, güller bölgesi
Halı, emek emek renk musikisi
Genç kızda bir çift göz sanatın sesi
Yemyeşil gözleri yeşil yapraktan
"Gezdiğim Şehirler " isimli şiiri  
Sivas'ta kağnılar gıcır gıcır der,
Çay akar Sivas'ın içinden bacım.
Lahanalar durulur baş olur güzüm,
Gesi bağlarına şaklar kırbacım,
Talas'ta hası var kara üzümün.

Kara taştır Kayseri'nin evleri,
Erciyes kararır, ak ak bakışır.
Afyon'da bir dağ var, kızların dağı,
Seyhan, Ceyhan Adana'da akışır.
Gavur dağı bizim yazların dağı.

Çadırlar kurulur Çukurova'da.
Tıpkı İzmir'deki bağ evleridir.
Karacaoğlan düzen eder sazını.
Kara toprak ancak bire kırk verir,
Getir Isparta'nın al kirazını.
Bursa'da Çelik var banyosu hoştur.
Geçtim Urla'dan, Çeşme'den bu yaz,
Değişmem Bursa'ya yedi tepeyi,
Olmaz İstanbul'suz memleket olmaz,
Aç, Boğaz'a doğru her pencereyi.

Ne derseniz deyin Burdur başkadır.
Gölü var, gülü var, al halısı var.
Benim kara gözlüm, uzun saçlım var.
Anlat beni yaz, kış ve uçuk ballar.
Vatan burdan başlar, uzar Burdur'a kadar.