Artık Yeter!...                         
 
Değerli Hemşehrilerim,
    Her nedense Burdurlular olarak yıllardan beri "kendi kabuğuna çekilmişliğin", "bana neciliğin", "bana dokunmacılığın", "sindirilmişliğin", "pısırıklığın" ve "kaderine razı olmuşluğun" etkisinden kurtulamıyoruz, gaflet uykusundayız adeta. Bilmiyorum belki bu bizim genimizde var. Aslında amacım geçmişi sorgulamaktan ziyade, bugün ve gelecekte neler yapabiliriz? "Artık Uyanalım, Güçlü bir Sivil Toplum Örgütü Olalım" adına kendi çapımda, elimden geldiğince, gücüm yettiğince tüm Burdurlu hemşehrilerimizi harekete geçirecek bir kampanya başlatmak istedim. Bu yolda siz değerli  hemşehrilerimin manevi desteklerini bekliyorum, rica ediyorum.
Saygı ve sevgilerimle...    Ayhan ÇETİN.
Web Sayfası Hakkında  

       Sevgili Hemşehrilerim!...         
       Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı duyarlı bir Burdurlu hemşehriniz olarak kendi gücüm ve imkanların ölçüsünde bu web sitesini yaptım ve yayınlıyorum. Bahsettiğim gibi amacım siz değerli hemşehrilerimin desteği ile Burdurluluk ruhunu canlandırmak, kamuoyuna her yönüyle güzel Burdurumuzu tanıtmak, Burdur olarak bir güç oluşturmak ve gerektiğinde bu gücü tüm hemşehrilerimiz adına kullanmaktır. Henüz site çok yeni olduğu için elbette birçok eksiği var. Ama zamanla sizlerin de desteği ile mükemmel hale getirmeye çalışacağım.
       Site ile ilgili görüş, öneri, katkı ve eleştirilerinizi esirgemeyeceğiniz düşüncesi ile saygı ve selamlarımı sunuyorum.

İNSUYU MAĞARASI
 

           İnsuyu Mağarası, Burdur-Antalya karayolunun 13. kilometresinde, Burdur'un güneydoğusundaki Sarpgüney Tepesi'nin (1606 metre) Mandıra Ovası'na bakan yüzünde ana yoldan yaklaşık 900 metre içeridedir..
    1965 yılında Türkiye'nin turizme açılan ilk mağarasıdır.
Yaklaşık 2100 merte uzunluğu, 1230 metre yükseltisi olan mağaranın 597 metrelik bir alanı turizme açıktır. Yatay ve kuru bir mağaradır. Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evvel teşekkül ettiği tahmin edilmektedir. Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur. Büyük Göl 512 m2 lik alanı ile Türkiye'nin en büyük yeraltı gölü, Dilek Gölü'ndeki dikit ise 6 metrelik boyu ile Türkiye'nin en uzun dikitidir.
     Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarını iyileştirdiği bilinmektedir. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.

İnsuyu'nun derinliklerine inmek için lütfen tıklayınız...
Dikkuyruk Ördekleri ve Burdur  

     Dikkuyruk (Oxyura leucocephala), ördekgiller (Anatidae) familyasından küçük bir ördek türüdür. Uzun,arkaya yada yukarıya doğru dikilmiş kuyruğu, büyük, beyaz başı ve geniş, mavi gagasıyla hemen tanınan, nadir bulunan küçük bir ördektir. Erişkin erkekler, beyaz bir baş, siyah bir baş tepesi ve boyun, gri ve kırmızımsı vücut, mavi bir gagaya sahiptirler. Erişkin dişiler, beyaz bir yüz ve daha koyu bir gaga, baş tepesi ve bir yanak çizgisi, gri-kahverengi bir vücuda sahiptirler. Dalar ve suyun altında yüzerler.     Devamı için...>>>

"Burada Dur" nereden geliyor?  
       Burdur isminin menşei hakkında çeşitli rivayetler ve efsaneler mevcuttur. Eski Yunan Mitolojisinde kahraman Ulis, tanrıların gazabına uğrar. Yunanistan'dan kovulur. Yolu Antalya yakınlarına düşer. Geceleri kutup yıldızına bakarak, kuzeye doğru ilerler. Karşısına bir göl çıkar ve o sırada gaibten bir sese ona Rumca ve eski Latince "Ezostas! (Burada dur!)" diye seslenir. Ulis burada durur ve burayı yurt tutar. Selçuklular Anadolu fetihleri sırasında Burdur'u fethederler. Köyün ismini "Ezostas" olarak öğrenirler. Rumca bilmedikleri için manasını sorarlar. "Burada Dur" anlamına geldiğini öğrenirler. Buraya yerleşen Türkmen aşiretleri "Burada Dur" kelimesini zamanla "Burdur" olarak telaffuz etmeye başlarlar.
Mehmet Akif Ersoy ve Burdur   

 Mehmet Akif Ersoy 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul'un Fatih İlçesi'nin Sarıgüzel semtinde dünyaya gelmiştir. Mehmet Âkif’in babası Arnavutluk'un İpek Kasabası Suşisa Köyü'nden İpeklizade Mehmet Tâhir Efendi (1826 - 1888), annesi Buhara'lı bir aileden olan Emine Şerife Hanım'dır (1836 - 1926). Bir medrese hocası olan babası ona doğum tarihini ebced yöntemiyle hesaplayarak ulaştığı Ragıf adını vermiştir. Ancak daha sonraları bu isim pek kullanılmamış ve "Akif" adıyla anılmıştır...     devamı kocibay.net'te, tıklayınız...>>>