1941 Burdur Kozluca doğumlu olan Burdurlu Hafız Rıza Yağız 3 yaşında Kozluca Yaylası'nda dedesi Koca Osman'ın çiftliğinde koyun, kuzu ve büyükbaş hayvanların arasında hayatı tanımaya başladı. 6 yaşında Kozluca ilkokuluna başladı. 1 yaş küçük olduğu Isparta Gönen Öğretmen Okulu'na ardından da Konya'da bir askeri okula alınmadı. Antalya İmam Hatip Okulu'na girdi 4'ncü sınıfa kadar okudu, kalan kısmını İstanbul'da tamamladı.
1958 yılında imamlığa tayin edildi. Elmacık Köyü'nde 2 yıl imamlık yaptı. 1961 yılında askere (Lüleburgaz) gitti. Burada askeri gazinolarda sanatçılık yaptı. 1963 yılında sınavla Antalya Radyosuna girdi. 2 yıl burada çalıp söyledi. Anne ve babasının sanatçılık yapmasına karşı çıkmaları nedeniyle sanat çalışmalarından ayrılarak imamlık yapmaya devam etti. 1968 yılında imamlığı bıraktı. Kozluca Belediyesi'nde zabıta memuru olarak göreve başladı. 2 yıl sonra Burdur Trafik Tescil Bürosu'nda kayıt tescil memuru olarak çalıştı. 1974 yılında Almanya'ya konsere girdi. 1977 yılında TRT İzmir Radyosu'nda mahalli sanatçı olmak için sınava girdiği halde anne ve babasının ısrarları üzerine bu imkandan faydalanamadı.
1964 yılında evlenen Hafız Rıza Yağız imamlık yaptığı yıllarda ve yerlerde sazını ve sözünü sürekli olarak dillendirdi, çalıp okumaya devam etti. Sazıyla, sözüyle ve müziğiyle halka kendisini sevdiren sanatçı camiye gelmeyen halkı camiye getirmede son derece başarılı oldu. O "saz ve müzik kültürü insanların ruhuna işletilebilirse, ulaştırılabilirse camiye yani ibadete ulaştırılabiliyor" diyordu. Bu yüzden değişik gazetelerde adı çıktı. "Memleketin aydın imamlarından, cemaati oynatan imam" gibi başlıklar atıldı.
3 çocuğu olan Rıza Yağız'ın bu çocukların da babalarının arkasında bağlama çalıyorlar, sahnelerdeki çalışmalarını sürdürüyorlar.
1965 yılında emekli olan Rıza Yağız çalışmalarını Kozluca'da sürdürüyor.
TRT repertuarında pek çok eseri bulunmakta. Bunlardan bazıları; Güllü Dağı, Söğüdün Dibine Vurdum, Kıratıma Binemedim Heybeden, Çeşme Kurban Olayın Senin Taşına...
|